23 Temmuz 2013 Salı

Hobbit // J. R. R. Tolkien

Bir arkadaşım var, her anımda yanımda olan. Adı mı? Boş verin adını şimdi. Ne yapacaksınız? Heh, işte o dost benim daha çok okumam için elinden geleni yapan bir dost. Sana bir sürprizim var diyerek bir süre beni çatlatan, sonra da kitabı bana içine "Biricik hobbitime..." yazarak gönderen bir dost. Eğer öyle bir arkadaşınız yoksa çok şey kaybetmişsiniz demektir. Ama ben ona sahip olduğum için çok şanslıyım.

Neysecime efendim, buraya biriciğimi anlatmaya gelmedim ya. Hobbit diyorduk. Hem üstteki sebepten hem de başka bir sebepten benim için özel bir kitap. Ve okuduğum ilk Tolkien kitabı bu.

Kitabı okuduktan sonra üzerinden zaman geçer de not almazsanız kitap hakkında şu anda benim olduğum gibi siz de yazmakta zorlanırsınız. O yüzden ne yapın ne edin not alın. 

Kitapta en sevdiğim kısım en başta idi. Hobbit'in tanımlanması: "...hobbit nedir? Sanırım günümüzde hobbitler biraz açıklama gerektiriyor zira nadir bulunur ve bize verdikleri isimle Büyük Ahali'den uzak durur oldular. Yaklaşık yarı boyumuzda ve sakallı cücelerden daha küçük, ufak bir halktırlar(veya öyledirler). Hobbitlerin sakalı yoktur. Seninle ben gibi iri ve ahmak kimseler bir mil öteden duyabilecekleri fil gürültüsünü andıran seslere paldır küldür yaklaşırken sessizce ve hızla kaybolmalarına yardım eden olağan cinsten büyü dışında, büyüyle ilgileri yok denecek kadar azdır. Yağları genellikle karın bölgesinde toplanmıştır; canlı renkler giyerler(başta yeşil ve sarı); ayak tabanları köselemsi bir deriyle, ayaklarının üzeri de genellikle kahverengi olan sakalları gibi sık ve kıvırcık tüylerle kaplı olduğundan ayakkabı giymezler; uzun ve maharetli kahverengi parmakları, iyi huylu çehreleri vardır ve tok, çınlayan kahkahalar atarlar, (özellikle de  imkan buldukça günde iki kez yedikleri) akşam yemeklerinde sonra."

Kitap bittiğinde kafamda iki şey vardı. 
1) Ben bu kitabı neden daha önce okumadım?
2) O dost iyi ki var. Ve umarım sizde de vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder